>

9 Kasım 2015

HER YOL AFYON'A ÇIKAR DERLER...

Geçtiğimiz hafta, Cumhuriyet Bayramı ve ülkemiz için kritik bir seçim süreci dolayısıyla uzunca bir tatil yaşadık. Vatandaşlık görevimizi yapmak üzere zamanında dönme planı yaparak birçok aile gibi tatil planı yaptık ve düştük yollara…

Bu mevsimde nerede tatil yapılır diye elbette fazla düşünmeye gerek yok. En iyisi kaplıca tatili… Hem sağlık hem de dinlenmek için ideal… Yaşadığımız yere en yakın olanları ise ya Sandıklı ya Afyonkarahisar. Tercihimiz Afyonkarahisar (eski ve halk arasındaki kullanımı ile Afyon)
Her yol Afyon’a çıkar derler…
Şehirlerarası yolculuk yapan hemen herkesin bir kez de olsa yolu Afyonkarahisar’dan geçmiştir. Son yıllarda kaplıca turizmi ile hızlı gelişim sürecine girmiş, vermiş olduğu göçün durdurulması konusunda önemli merhaleler kaydeden bir yer. Ayrıca tarihimiz açısından da önemli kavşaklardan biri. Ki Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin temeli Afyonkarahisar’da atılmış olup, tarih boyu Anadolu’nun kilit noktası olmuştur.
Eğer iki çocuk ile tatil yapmayı planlayan bir aile iseniz; yolda sık sık mola vermeniz gerekli zira çocuklar sıkılıyor, ihtiyaç molası veriliyor… Eşim ile biz bu durumdan gayet mutluyuz çünkü her mola yerinde yeni insanlar tanıyor, yeni yerler öğreniyoruz.
İlk mola yerimiz; Keçiborlu oldu. Kendi haline sakin, şehrin gürültüsü ve kalabalığından uzak bir pastaneye oturduk, soğuk havada sıcacık çaylarımızı yudumlarken, sabah haberlerini izlemeye başladık. Konuk, İlber Hoca (İlber Ortaylı) fikirlerinden istifade etmek için her fırsatta okur/ izleriz. Bardağımızdan son yudumu da içtikten sonra, yeniden düştük yollara…
Antalya’da hala bahar yaşayan bizler, iç Anadolu’ya kışın geldiğini de gördük. Her yer de keskin bir kömür kokusu vardı. Keçiborlu’da çocuklar ilk kez tren rayı gördüler ve onun üzerinden geçişimize tanık oldular.
Yolculuk sırasında keşfetmeyi seven bir aileyiz. Yolumuz ilerledikçe, Sandıklıda Yunus Emre ve hocası Tabduk Emre türbesi olduğunu öğrendik. Bu fırsat kaçmaz diyerek hemen köyün içine doğru rotamızı çevirdik.
Hotel ve havuz bizi bekleyebilirdi!
Çay Köyünde ilerledikçe insanların ne kadar samimi ve güler güzlü karşıladıklarına tanık olduk. Türbeleri ziyaret etmek istiyoruz deyince, hemen yolu tarif ve arkamızdan dua ettiler,
‘’Allah ziyaretinizi kabul etsin, kazasız belasız hayırlı yolculuklar.’’ Hiç tanımadığınız insanlardan dua almak nasıl bir manevi hazdır? Ancak; yaşayınca anlayabilirsiz… Anadolu insanımız bir başka!
Çay Köyü (Yunus Emre Mahallesi), Afyonkarahisar’a bağlı Sandıklı ilçesinde bulunuyor. Yunus Emre Türbesi veya mezarı olduğu iddia edilen bir çok yer varmış;

Bazı kaynaklara göre ve Hacı Bektaş-ı Veli Menkıbesi'ne dayanarak Aksaray ili sınırları içinde, Ortaköy ilçe merkezine 20 km mesafede Reşadiye köyündedir. Türbenin bulunduğu tepe, halk tarafından ziyaret tepesi olarak bilinmektedir. Bu türbe Aksaray - Kırşehir yolu üzerinde bulunmaktadır. (*Alıntı Vikipedia)
 Fakat Sandıklı’da olma ihtimali çok fazla deniliyor. Nedeni ise, 40 yıl hizmet ettiği hocası Tabduk Emre kabrinin Sandıklı’da olması Yunus’un da kabrinin burada olduğu gösteren bir işaret olarak algılanıyor. Yunus biz dizesinde;
 ’Ko beni yatayım, Şeyh eşiğinde, dönmesin şeyhimden yana döneyim’’ diyor.
 
Bu da mezarın Sandıklı’da olduğu ihtimalini artıyor. Çünkü hocası yani şeyhi Tabduk Emre'ye ait mezar, iki dere arasında, Çay köyün’de bulunuyor. Tabduk Emre'nin tapu kayıtlarını incelendiğinde, "Sandıklı Tapu Sicil Müdürlüğünde Tabduk Emre adına kayıtlı, Ada no:414, Parsel no:12, Kütük Sayfa no:1239, Pafta no:55, 95 metrekarelik alan" Vakıflar Genel Müdürlüğü adına kayıtlı belgeyle mevcutmuş. Gittik gördük…
Yunus’un kabri nerede olursa olsun, herkesin kalbide olduğu kesin. Peki, ne kadar tanıyoruz Yunus’u? İşte orası tartışılır. Allah Onların yolundan gitmeyi nasip etsin.
 
Hocaların hocası Tabduk Emre ve Yunus Emre, türbelerinde dualar okuduk…
Bu arada kızlar da yanımızda köyü keşfetmeye başlamışlardı. Civcivleriyle geçen bir tavuk, pencereden onları izleyen bir çocuk, sokakta yapraklar ile oynayan bir başka çocuk… Şehir hayatına alışan çocuklar için inanın bu çok farklı bir tecrübe.
Türbe çıkışında tahmini 10 yaşlarında bir çocuk ile karşılaştık.
-‘’Köyümüze Hoş  geldiniz’’ dedi.
Medeni cesareti ve güler yüzü dikkatimi çekti.
-Hoş bulduk, hava çok soğuk üşümüyor musun?
-Hayır.
-Peki, bu yapraklarla ne yapacaksın?
-Koleksiyon!
-Ne harika! Biz Antalya’dan geliyoruz. Sana kurabiye versem yer misin?
-Tatlı şeylerden hoşlanmam!
-Ama bunlar tuzlu.
-Tamam, o zaman. Teşekkür ederim.
  ve ayrıldık. Kurabiyeleri yedi mii, yemedi mi bilmiyorum ama iletişim kurması çok hoşuma gitti.

 
Artık Hotele gidip dinlenme ve yemek yeme zamanı gelmişti…

Afyon’da nereleri keşfettik?
Kış tatili mi, yaz tatili mi tercih edilmeli?
Bir sonraki yazımda tüm ayrıntıları bulacaksınız. :)

3 yorum:

  1. Kış tatilini de bu şekilde değerlendirmişsiniz ne mutlu size iyi fikirmiş aslında bizim gibi eve tıkılmaktan iyisini yapmışsınız ;)
    Sevgiler...

    YanıtlaSil
  2. süper bir gezi planı olmuş özellikle dönüş vakti :)

    Blog keşif etkinliğiyle geldim, Takibe aldım beklerim :)
    Balinkokusu.blogspot.com.tr

    YanıtlaSil
  3. ne güzelmiş sizin içinde pek keyifli geçmiş

    YanıtlaSil