>

23 Kasım 2018

LOL BEBEK



Lol bebek... gereksiz pahalılıkta bir sürpriz bebek.  Kızım (9 yaş) o kadar çok seviyor ve istiyordu ki resimlerini çiziyordu...

Eşim ile bir ara dedik ki: "Alalım, gülsün mutlu olsun" aradık taradık, yok yok... Ne çok satılıyormuş. (90 TL) 😲 Sonra vaz geçtik! Zaten parmak kadar bebekti!

Ama aramızda vaz geçmeyen biri vardı...
 
Geçtiğimiz aylarda, verilen harçlıkları ile almak istedi. Çabası için izin verdik... Ve kabul etmeliyim ki çok güzel çiziyor kuzum... 💕 (maşallah)
Bir de Lego sevdası var. Şimdilerde hedefi yeni bir lego almak. Eee çabalamadan sonuç olmaz...
 
Bir şeyi gerçekten çok istiyorsak; ulaşıyor, başarıyoruz değil mi?

22 Kasım 2018

Bambu Ağacı Ve Çocuklar

Geçenlerde bir arkadaşım "3- 4 tane çocuğum olsun isterim. Doğumu, gece yorgunluğu, gazı gelip geçiyor ama şu okul dönemi sıkıntıları olmasa! Valla ömrümden ömür gidiyor." diye serzenişte bulundu. E tabi haklılık payı oldukça fazla... Doğru bir adım atıp geleceğin  temelleri sağlam olsun istiyoruz.  Zalimsim zaman. Çocuk yetiştirmek Bambu ağacı misali, sabır, zaman, emek istiyor. .

🌱
Çinliler bambu ağacını şöyle yetiştirir:

Önce ağacın tohumu ekilir, sulanır ve gübrelenir.Birinci yıl tohumda herhangi bir değişiklik olmaz.Tohum yeniden sulanıp gübrelenir. Bambu ağacı ikinci yılda da toprağın dışına filiz vermez. Üçüncü ve dördüncü yıllarda her yıl yapılan işlem tekrar edilerek bambu tohumu sulanır ve gübrelenir. Fakat inatçı tohum bu yılda da filiz vermez. Çinliler büyük bir sabırla beşinci yılda da bambuya su ve gübre vermeye devam ederler.

Ve nihayet beşinci yılın sonlarına doğru bambu yeşermeye başlar ve altı hafta gibi kısa bir sürede yaklaşık 27 metre boyuna ulaşır. Akla gelen ilk soru şudur :

Çin bambu ağacı 27 metre boyuna altı hafta da mı Yoksa beş yılda mı ulaşmıştır?
Bu sorunun cevabı Tabii ki beş yıldır.
Büyük bir sabırla ve ısrarla tohum beş yıl süresince sulanıp gübrelenmeseydi ağacın büyümesinden hatta var olmasından söz edebilir miydik?…

Ögretmenler Günü



Suların sokaklarda buz tuttuğu sonbahar sabahı, evimizin önünden çiçekleri toplayıp, gazete sayfası ile sardığımız ve avucumuza sinen kasımpatı kokusuyla öğretmenimize masumca sarıldığımız sabahlardı 24 Kasım.
Şimdilerde tüm okullarda bir telaş. Ne yazık ki hediye yarışına giren biz ebeveynler. Yoksa çocuklar her dönemdeki gibi samimi içten... Peki hiç düşündünüz mü? Geriye dönüp baktıklarında ne hatırlayacaklar?

@mucit.anne
Unutmadan kasımpatıların kokusu geldi mi?