>

29 Mayıs 2015

ÇOCUKLARDA TUVALET EĞİTİMİ



Çişin var mı? Çişin var mı? nidalarıyla tuvalet eğitiminin üçüncü günündeyiz.  Uzmanlara göre  18- 36 ay arası tuvalet eğitimi vermek için ideal ay aralığı.

Bence bu konunun uzmanı, anne-baba ve çocuk.  Her çocuğun gelişimi, aile içi iletişimi, uyku düzeni  vb. her şey farklı oluyor.  Öncelikle anne kendini hazır hissetmeli ve çocuğunu çok iyi gözlemlemeli diye düşünüyorum.
Bizim miniğimiz şu an tam 26 aylık. Ve biz çok daha önce tuvalet eğitimine başlayabilirdik çünkü ablasını çok iyi taklit eden bir çocuk. Ki çocuklar birçok şeyi taklit ve oyun ile öğrenirler.  Evde bir büyük boy çocuğumuzun olmasının faydalarını görüyoruz fakat hava şartlarından dolayı hep erteledik…
Gerek internet, gerek yazılı, gerekse de görsel medyadan tuvalet eğitimi hakkında birçok yazı okuyabilir, izleyebilirsiniz. Benim yazacaklarım tamamen bir annenin izlenimleri ve deneyimleri olacak.
Gözden Geçirilecekler Neler mi?
  • Tuvalet eğitimine karar vermeden önce çocuğunuzu iyi gözlemleyin.
  • Temel ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde dil gelişimi var mı?
  • Kakasını yaparken belli ediyor mu?
  • Kakasını bezine yaptıktan sonra söylüyor mu?
  • Bezine kaka veya çiş yaptığında rahatsızlık duyuyor mu?
Neler Alınmalı?
  • Sandalye şeklinde rahat edebileceği bir lazımlık ve bol bol iç çamaşırı.
 
İlk gün
İlk Kural sabırlı olmak  ve tüm günü çocuk için ayırmak... :)
Sabah kahvaltıdan sonra artık bezini çıkaracağımı ve artık ablası gibi çişini tuvalete yapacağını anlattım.
-''Mamam Anne!'' dedi.
-Harikaydı!
Ama gün içinde hiçte tamam olmadığını gördüm. Sayamadım kaç kez kaçırdı. Kızmadan her seferinde anlattım. Korkutmak işimi daha çok zorlaştırdığını okumuş/ duymuştum.  Lazımlığa oturuyor, bitti diye kalkıyor altına kaçırıyordu.  Akşam 21:00’e kadar bu şekilde devam etti. Mecburen gece altını bağladım…
İkinci  Gün
Sabah kalkar kalkmaz lazımlığa oturttum ve çişini oraya yaptı. Alkışlarla teşvik ettim. Bugün iyi olacaktı sanki… 10-15 dakika arayla sormama rağmen bir çok kez kaçırdı ama bunun yanında lazımlığa yaptığı da oldu.  İyi bir gelişmeydi...
Üçüncü Gün
Bezi kuru kalktı ve hemen lazımlığa oturttum. Yine mutlu bir başlangıç yaptık bakalım gün içinde bizi neler bekliyor… Kaçırıdığı zamanlar;
-''Anne yanlış yaptım ''diyor.
Gel de sevme :))
Evin her yerinde çiş var mı, çiş,çiş…. diyerek gezer oldum. :D

Büyüklerim der ki; gece ve gündüzü aynı anda öğret. Bu gece altını bağlamadan yatırmayı düşünüyorum, ilk kızımda öyle yapmıştım. Bakalım neler olacak?
Bana kolay gelsin…
Bu süreçte bizi takip etmek isterseniz maceralarımızı okumaya devam edin…

27 Mayıs 2015

Detay Diamond Sponsorluğunda Yaza Merhaba!

Antalya’da yaşayan değerli blogger arkadaşlarımla, Mutfak Felsefem organizasyonu ve Detay Diamond sponsorluğunda bir araya geldik.

Peki Detay Diamond kimdir?
Detay Diamond, pırlanta taş ve mücevher sektörüne 2001 yılında toptancı ve üretici bir firma olarak adım atmıştır. Bölgedeki mücevher mağazalarının pırlanta taş ihtiyacını karşılamanın yanı sıra, dünya trendlerini yakından takip ederek kendi özel koleksiyonlarını üretmektedir.
 
Kurulduğu günden bu yana, fark detaylarda gizlidir ilkesiyle hareket eden Detay Diamond, kalite politikasını bu ilkeye dayandırmaktadır. Amacı tutarlı ve kaliteli hizmeti, sürekli müşteri memnuniyeti sağlayacak şekilde sunmak, standartlarını kesintisiz olarak yükseltmektir.
Rekabette fark yaratmak için eğitim şart düşüncesiyle, Dokuz Eylül Üniversitesi işbirliği ile Detayart Gemmology Academy’i kuran firma, pırlanta uzmanlık eğitimleri vermektedir.

Doğanın gerçek bir mucizesi olan pırlanta ve pırlantalı mücevherleri, en son teknoloji ekipmanları ve eğitimli kadrosuyla inceleyerek uluslararası standartlara göre sertifikalandıran DGA Laboratuarı ile hizmetlerine bir yenisini eklemiştir.

 
Günün mimarı sevgili arkadaşım Mutfak Felsefem de bir anne olunca bizleri unutmamış mekan olarak anne ve çocuklarının da rahat edilebileceği bir yer seçmişti. Çocuk dostu mekanları her anne gibi ben de sevdim. Böylece çocuklar sohbetimizi bölmeyip, buluşmadan mutlu bir şekilde ayrıldı.
Keyifli bir kahvaltı sonrası, konusunda uzman Sayın Can Gürler bizlere Elmas, Pırlanta ve tüm bunların geçmişi ile slayt gösterileri eşliğinde bilgiler aktardı. Karşılıklı soru cevap şekilde devam eden toplantımız, Detay Diamond’un bizler için hazırlattığı pasta kesimi ile son buldu.
 
Daha sonra kavak ağaçlarının altıda mis gibi  çaylarımız yudumlarken, pastamız ile   ağzımızı tatlandırdık. Aramıza yeni dahil olan arkadaşlar ile tanışma fırsatı yakaladık.
 
Değerli vakitlerini bizler için ayıran Detay Diamond ve Mutfak Felsefem başta olmak üzere tüm arkadaşlarıma teşekkürlerimle…

Basında yer alan haberimizi okumak için:

ANTALYA'DA YAŞAYAN BLOGGERLAR BRUNCHTA BULUŞTU

Teşekkürler, Haber Likya!
Daha nice etkinliklerde bir arada olmak umuduyla...

6 Mayıs 2015

Un Kurabiyesi

Türkiye'nin katkısız buğday unu EGEM UN tarafından gönderilen paket geçen hafta elime ulaştı. Hediyeler için, EGEM UN Satış Direktörü Sayın, Hakan Kırbaşlı'a teşekkür ediyorum.
Çok yakın bir zamanda Antalya'da Yaşayan Bloggerlar için bir workshop hazırlığı içinde olduklarının da müjdesini ilettiler bizlere :)

Bilmeyenler için söylemeliyim ki EGEM UN 'un geçmişi 1955'e kadar dayanıyor ve geleneksel unu benzerlerinden farklı olarak üretiyorlar. Ayrıca Askorbik Asit de kullanmıyorlar. Ayrıntılı bilgi için;
http://www.egemun.com/ resmi web sitelerini inceleyebilirsiniz.

Ürünleri kullanmadan yorumlamak istemediğim için basit gibi görünen ama kesinlikle kaliteli bir un ile mükemmel bir sonuç alınan Un Kurabiyesi yapmak istedim. 

Ve gördüm ki hakikaten güzel bir un, hamuru yoğururken dahi hissedeceksiniz.


Merak edenler ve denemek isteyenler için tarifim;

Malzemeler:
  • 250gr Margarin ya da Terayağ
  • 1 Çay bardağı sıvı yağ
  • 1 Su bardağı pudra şekeri
  • 1 Paket Vanilya
  • Yeterince Un
Yapılışı:
  • Yumuşak margarin/ terayağ ile birlikte tüm malzemeler pürüzsüz bir hamur elde edilinceye kadar yoğurulur.
  • Hamur bir kaç parçaya ayrılır.
  • Rulo şekli verilip, çatal ile üzerine şekil verilir.
  • İki parmak olacak şekilde aralıklarla kesilir,
  • 180 derece fırında pişirilir
  • Dikkat edelim, beyaz şekilde kalacak!
  • Soğuduktan sonra, pudra şekeri ile süsleyerek servis edilir... 
Afiyet olsun!

Bitti: Yedi Bilge- Yedi Güzel Adam/ Recep Garip

Edebiyat Dünyamızın en değerli insanlarıyla birlikte büyümüş Recep Garip'in yazdığı Yedi Bilge- Yedi Güzel Adam deneme tarzında bir kitaptı. Fazlaca altını çizilip, not alınabilecek kadar güzel. Recep bey'in hatırları ise unutulmayacak kadar etkili...
 
Altını çizdiğim yerlerden bazıları...
 
''Üstad'ın (Necip Fazıl Kısakürek) evine ilk gittiğimde dizlerimin bağı çözülmüş, sırtımdan terler boşalmıştı. O gün benim hissettiğim bağlılığı bugün gençler kimin yanına giderek hissediyorlar?
Sahi gençler kimlerin; dilinden, bakışından, düşüncesinden, hayat anlayışından, istikametinden etkileniyorlar? ''

''Sukut halinde olmak demek haksızlıklara karşı susmak değildir. Kelimelerin yerinde ve zamanında kullanılması gerektiği gibi kullanmaktır.''

Yedi Bilge, bir ''Yedi Güzel Adam''dı. Durdukça çoğalan, çoğaldıkça kıyam halimde olan...

Necip Fazıl Kısakürek, Sezai Karakoç, Nuri Pakdil, Cahit Zafiroğlu, Adil Erdem Beyazıt, Rasim ve Alaaddin Özdenören kardeşler, Akif İnan ve niceleri...

Okuyalım....