>

19 Aralık 2014

Hayırlı Cumalar


Aralık ayı 3.kitabı Niçin Namaz?

Bir kitap aşkıdır aldı başını gidiyor. Kitap dünyasına adım atınca bir deryanın içinde buluyor insan kendini. 

Bu ay ortaya karışık siparişlerim dün elime ulaştı. 

İçinde; Çocuk Kitabı, Polisiye, Tarih, Pedagoji, İslam... 


Dün akşam,  Yavru Ahtapot Olmak Çok Zor isimli kitabı defalarca okutturdu kızım. Hatta yazarın hayatını bile okumamı istedi :D Resimlere takıldı
''Neden aynı kıyafeti giyiyor bu ahtapot?'' diye. 
Bir de öyle mutlu oldum ki, bir kez okuyunca ana fikri hemen anladı ve söyledi. Ona bebekliğinden beri kitap okumanın faydaları sanırım. 

Yine uzun zaman oldu kızlardan bahsetmeyeli en kısa zamanda yazacağım hepsini...

Hayırlı Cumalar...


12 Aralık 2014

Biten Kitaplar

İstanbul Hatırası/ Ahmet Ümit

Bir Ahmet Ümit klasiği, Başkomser Nevzat ve ekibi. Sadece polisiye denilem
ez bu kitap için, İstanbul'un tarihi hakkında da bilgi sahibi olabilirsiniz. Fakat; sonu beklediğim son bitti. Kitabın ortasına gelince katil çıkıveriyor...

Küçük Mucizeler Dükkanı/ Debbie Macomber



Kalbi ısıtan, keyifli, bir solukta okunabilecek bir kitap. Zaman zaman duygulandığım yerler oldu. Kitabın diğer serisi Bir Yumak Mutluluk ile devam edeceğim...

13 Kasım 2014

Bitti: Adı Aylin/ Ayşe Kulin



Hakikaten tarifi zor, enteresan kişilerden birinin gerçek yaşam öyküsü. Kendine hayran bırakan bir kadın. Neşeli, akıllı ve oldukça cesur!

Ayşe Kulin okuyanlar bilir dili gayet akıcıdır. Ama kitabın kapak resmini hiç beğenmedim, eski kapağı daha güzelmiş.

Okuyun derim...

Okudukça büyür insan!

4 Kasım 2014

Meme Kanseri Biliçlendirme





Meme kanseri hakkında ne biliyoruz? 

Açık olmak gerekirse ben kulaktan dolma bilgiler dışında pek de bir şey bilmiyorum. Sevgili arkadaşım o bir anne beni bu konu için mimlemiş. Kadınların en sık rastlanan ve en çok kayba neden olan Meme Kanseri bilinçlendirmeye yönelik olan mimlemeye ben de nail oldum...

Ayrıntılı Bilgi Edinmek İçin Türkiye Halk Sağlık Kurumu Kanser Daire Başkanlığı Yazısını okuyalım derim; 

http://kanser.gov.tr/kanser/kanser-turleri/49-meme-kanseri.html
 
 

31 Ekim 2014

Elmalı Kurabiye



Hafta sonu yaklaşıyor...

Aileniz ve sevdiklerinizle sıcacık çay yudumlarken, çayın yayına ev yapımı elmalı kurabiye yapmaya ne dersiniz?

İşte çok sevdiğim tarifim;

Malzemeler:

  • 1 yumurta
  • 1/2 su bardağı pudra şekeri
  • 1/2 su bardağı margarin ya da tereyağ
  • 1 paket vanilya
  • 1 paket kabartma tozu
  • Alabildiğine un 

İç Malzemesi:

  • Orta boy 3-4 kırmızı elma
  • 1/2 su bardağı şeker
  • 1/2 su bardağı kırılmış ceviz 
Yapılışı:
  • Tüm malzememizi kulak memesi yumuşaklığında yoğuruyoruz.
  • İstediğimiz şekli verip, iç malzemeden ekleyip kapatıyoruz. 
  • 180 derece fırında üzeri pembeleşene kadar pişiriyoruz.
  • Sıcaklığı geçtikten sonra pudra şekeri ile süslüyoruz. 

Hepsi bu kadar!

Hayırlı Cumalar,

Mutlu Hafta Sonları :)

24 Ekim 2014

Bitti: Canım Aliye, Ruhum Filiz/ Sabahattin Ali

''Canım Aliye, Ruhum Filiz'' okuduğum ilk mektup tarzındaki kitap. Yine çok beğenerek o dönemi hayal ederek okudum ki 1935-1948 döneminden bahsediyorum.

Keşke Aliye'nin de mektupları olsaydı, okusaydım dedim.

Peki bu kitapta ne mi bulacaksınız?

Coşkulu bir aşık, sorumlu bir eş, sevecen bir baba...

Yine altını çize çize okuduğum kitaptan bir alıntı:

Şunu esas olarak kabul etmeliyiz ki insanların hemen ekseri yalnız kendilerini düşünürler...




22 Ekim 2014

Bitti: Aile Çay Bahçesi/ Yekta Kopan



Kitabın ismine bakarak daha sıcak, mutlu aileler düşlemeyin zira yanılırsınız. 
 
''Aile Çay  Bahçesi'' 

Bir ailenin dramının anlatıldığı bu kitabı yazar öyle güzel anlatmıştı çok kısa bir sürede bitiriyor elinizden bırakmak istemiyorsunuz. 

Gerçeklik duygusu oldukça kuvvetli. Bütün kadınlar, kız kardeşi olanlar, annesinin hatırasını uğurlayamayanlar ve toplumuzda çok yaygın olan babasıyla sağlıklı ilişki kuramamış olanlar bu çarpıcı kitabın satırları arasında kaybolacaklar. 


16 Eylül 2014

Merhaba Anaokulu/ Kreş



Anaokulu/ Kreş başlama yaşı nedir?  diye sorsalar, naçizane eğer anne çalışmıyor ya da çalışmaya ara vermiş ise 4 yaş sonrası derim.

Kızım 4 yaş+ 4 aylık ve 5 yaş gurubuyla kreşe başladı. Çocuklarım için hep araştıran, evde onları oyalayacak bir şeyler bulan ama bir süre sonra tıkanan bir anne oldum. Çünkü onun kendi yaşıtlarıyla zaman geçirmeye hakkı olduğunu ve daha mutlu olacağını düşündüm.

Eşim ile de bu konuda hem fikirdik. Öncelikle eşimin araştırdığı sonra benim de gidip gördüğüm bir anaokulunda karar verdik.

 Bu anaokuluna neden karar verdik?
  • Güvenilir ve samimi olması,
  • Alanında eğitimli güler yüzlü öğretmenlerin bulunması,
  • Değerler eğitimi verilmesi,
  • Binanın bahçesinin bulunması ve bina çevresinin sakin olması,
  • Çevremizdeki duyduğumuz iyi tecrübeler
İşte biz aylar öncesinden bunları araştırıp karar verdikten sonra,  canım kızım kreşe başlayalı tam 1 hafta oldu.  

Peki, bu bir hafta boyunca neler mi oldu?

08/09/2014 İlk Gün

Sabah erkenden kalktık ki bu kızım için hiç de kolay olmadı çünkü geç saatlere kadar oturup, yine geç saatlerde uyanan bir çocuktu. (Çok uğraştım ama uyku düzenini hiç oturtamadım. ) Kahvaltı okulda yapılacağı için duş aldırıp, rahat kıyafetler giydirip çıktık.

Daha önce gidip gezdiğimiz, öğretmenimizle tanıştığımız, yarım gün olduğu ve ben bahçede beklediğim için hiç de zor olamadı.  İlk günün verdiği şaşkınlık ve merakla bitti.

09/09/2014 İkinci Gün

Sabah zor bir uyandırma ve yine hep beraber okula çıkış. Sorun yok! Çünkü anne yanında.

O günün sonunda artık benim gidemeyeceğimi,  kreşe sadece çocukların gittiğini ve babasıyla gidip, çıkışta babasının alacağını anlattım ama nafile! İki gözü iki çeşme… Gitmek istemiyorum diye ağlıyor ve öyle iç çekerek ağlıyor ki yürek dayanmaz. Anne- baba olarak kararlıyız ne kadar üzülsek de ona kötü bir şey yapmadığımızı biliyoruz. Gece yatarken dahi gitmek istemiyorum diye ağladı.

Neden? diye sorduğumuz zaman,

‘’Ben sizi çok seviyorum, çok özlüyorum’’ diyordu…  

Onun seviyesine inerek, onu ne kadar çok sevdiğimizi ve orada onu neler beklediğini anlattık. Uyudu…

10/10/2014 İlk Kez Ayrı

Baba kız evden çıktılar ama üzgün…

Onlar çıkınca evde bir boşluk hisseden geceliğini koklayıp, fotoğrafına bakan bir anne. Eyvah! (Ki hemen toparlandım)

Neyse ki günün sonunda çok mutlu geldi. Öğretmenlerinin hazırladığı alıştırma programında yapılanlar çok hoşuna gitmiş. O mutlu biz mutlu J

11/10/2014 Bu iş Tamam

4. Gün olmuş bile! Akşam 21:00 22:00 arası uyuyup, sabah 07:00 07:30 arası uyanan bir çocuk oldu çıktı iyi mi? Öyle mutlu öyle mutlu ki…

Bir de babamızın işi çıkıp, dede ve ben almaya gidince tam bir sürpriz oldu onun için…

12/10/2014 Son Gün

Evet evet ilk bir hafta içinde uyum sorunumuz kalmadı. Öğretmenimizi seviyoruz, arkadaşlarımızdan birkaç isim biliyoruz…

Öğrendiklerimizi anlatıyoruz.

Uyku düzenimiz tam da olması gerektiği gibi.

O mutlu biz mutlu!

Tüm öğrenci ve öğretmenlerimize mutlu, başarılı bir dönem diliyorum J 

Ablamız şu an kereşte... Eh laf aramızda bu sakinliğine benim de ihtiyacım varmış. Minik kuzum  da uyuyor... 

Blogum, Kitaplarım, Arkadaşlarım ve Kahvem... 

Mutlu haftalar... :))

11 Eylül 2014

Bitti: Kürşat Başar/ Başucumda Müzik




"Eğer, hayatımızın bir an’ına gidip orada sonsuza dek kalacaksınız deseler yalnızca iki şeyden birini seçmek isterdim. Biri, o çocukluğun bahçesindeki ağacın dalına asılı salıncakta sallanırken.. Öteki, bütünhayatım boyunca en çok sevdiğim adamla öpüştüğüm ilk gün.. Herkes âşık olmanın ortak dilini bulup yazmaya çalışıyordu. Ama aslında bu kadar basitti işte: Birini öptüğünde salıncakta sallanır gibi hissediyorsan âşıksın."


Kürşat Başar ile ''Yaz'' isimli romanından tanıştım ve iyi ki de tanıdım. Yine mükemmel bir kitap... En etkiyici kısmı erkek bir yazar tarafından betimlenen bir  kadın hikayesi. 

Tek kelime ile mükemmel! 

Okuyun- Okutun derim. :)

28 Ağustos 2014

Güzel Şeyler Oldu

Uzun zaman oldu yaz(a)madım…

Oysa ikinci bebeğimizi beklerken, hafta hafta gelişimlerimizi ne de güzel yazardım. Şimdi soruyorum kendime?

Zamansızlık mı?

Tembellik mi?

Kesin bilgi: Tembellik!

Güzel şeyler oldu…

Kızlar büyüyor. Küçük kızım 19 aylık, büyük kızım 4.5 yaşına geldi.

Ve tabir-i caizse ilk gözümün ağrısı meleğim, 8 Eylül 2014 Pazartesi günü ilk kreşine başlıyor. İş hayatını bıraktıktan sonraki günler geliyor aklıma… benim için epey zor bir süreç olmuştu. Aslında çocuklarımın ilk yıllarında beraber olmak, hep istediğim bir şeydi fakat yanımda küçük bir çocuk ve koca bir evin sorumluluğu sanırım beni korkutuyordu… Ama iyi geldi bu süreç; ailemiz dört kişilik oldu, blog yazmaya başladım, ikinci üniversitemi bitirdim, bolca kitap okudum, gündemi takip ettim, yeme/içme konusunda bir çok şey öğrendim, çocuklarımla doyasıya zaman geçirdim, onların ay ay gelişmelerine şahitlik ettim. Nasıl daha iyi ‘’anne- eş’’ olurum?  diye araştırmalar yaptım.

Tabi ki bu süreçte sevgili eşimin sonsuz desteğini asla yok sayamam. Çocuklarla birlikte bizlerde büyüdük karı-koca ve mutlu şekilde yaşamımızı sürdürüyoruz…

Neredeyse 4 yıldır evdeyim ve çocuklarımla elimden geldiğince kaliteli zaman geçirmeye çalışıyorum. Eğitim evde başlar anlayışından yola çıkarak, her şeye onları da dahil etmeye çalışıyorum. Pasta- kurabiye yaparak, kitap okuyarak, evde oyun oynayarak, parka giderek, konuşarak, akşam babamızı karşılayarak ki baba eve gelince babamız ile aktiviteler başlıyor…

Bir de abla ne yaparsa taklit ve takip eden, onunla oyun oynamak isteyen bir kardeş var evde. Evin ikinci çocuğu olup, önünde bir büyük boy olunca daha kolaymış büyümek. Biz de tecrübe ettik. Kimi zaman ablamız bu durumdan memnun olmasa da… O peşinden hızlı adımlarla koşmaya devam ediyor.

-Aba ge (Abla gel)

-Abaaa aç

Ne diyeyim çok şükür, bin şükür sizi verene…

Unutmadan :) bugünden kalan pasta aktivitemiz ve tarifi ekleyivereyim:


Malzemeler:
  • 1 Paket margarin (elinde ez)
  • 1 Çay bardağı sıvıyağ
  • 4 Yemek kaşığı pudra şekeri
  • 4 Yemek kaşığı nişasta (buğday veya mısır fark etmez)
  • 1 paket vanilya
  • 1 paket kabartma tozu
  • 3-4 su bardağı un

Yapılışı: 

Hepsi karıştırılıp, ele yapışmayan bir hamur elde edilir ve şekil verilir. Gerçekten hepsi bu. :)

Ne çok şey var da  yaz- çiz bitmez…

Sahi yazılarımızı takip ettiğimiz blogdaşlar vardı. Hala buralarda mısınız?

Özledim...

20 Ağustos 2014

Bitti: Nermin Bezmen/ Bizim Gizli Bahçemizden

Kitap, yazar Yazar Nermin Bezmen'in yakın zamanda kaybettiği sevgili kocası Pamir Bezmen'le tanışmalarını ve aşklarını anlatıyor…
İndirimden dolayı aldığım bir kitaptı. Özel hayatını deşifre etmesi çok hoşuma gitmedi ayrıca yaşananların bir kısmı hiç inandırıcı gelmedi. Evli bir erkekle yasak ilişki yaşamak ve hamileyken alkol kullanmak çok doğal gibi anlatılmış. Sevmedim...

31 Temmuz 2014

Çocuklar(l)a Kitap Okumak!

Son 5 Ay içinde tam 15 kitap okudum ve okumaya devam ediyorum. Yeni kitaplar keşfettikçe, okuma listem de artıyor...
Bazen çevremde '' İyi de, iki çocuk ile nasıl okuyorsun?'' şeklinde sorular alıyorum. Tabi ki zaman zaman bu hiç de kolay olmuyor. Ama isteyince bir şekilde vakit bulabiliyorsun. 

Kitap okuma sevgisi ve alışkanlığı, 
  • Çocuğun akademik başarısını 
  • Dil gelişimini 
  • Hayal gücünü
  • Kendini ifade tarzındaki başarısını etkilemekte...
İşte bunun için de çocuklara da kitap alıp okumaya başlıyorsun...

Büyük kızım 1.5 yaşında tanıştı kitaplarla. İlk başlarda dinlemedi, çoğu zaman yırtıp attı.... Zaman ilerledikçe sevmeye başladı. Şimdilerle (4.5 yaş) kendisi almak istiyor ve resimlere bakarak bana kitap okuyor.

Bu aralar tabir-i caizse deniz mevsiminden dolayı uzaklaştı. :)) Ama genel anlamda seviyor.
Küçük kızım ise şu an tam 1.5 yaşında onunla da okumak istiyoruz ama o da daha önce ablasının yaptığı  gibi şu an yırtma döneminde... Kışa doğru bazı şeyler değişir diye umuyorum...

Kitap alışverişlerinizi nereden yapıyorsunuz? 

Bizim tercihimiz kitapyurdu.com Güvenli, hızlı ve fiyatlar da uygun.
D&R pek tercihimiz olamasına rağmen, dün akşam iki kitap aldım. Doğan Kitap ile birlikte bir kampanya hazırlamışlar. Bir çok kitap 5lira. Kampanya bitmeden göz atın derim. :) Yanınızda kitap sever bir arkadaşınızı götürmeniz faydalı olabilir...

İşte benim seçtiklerim;

Bir sürgünün öyküsü Krallığa Dönüş/Maeve Haran  ve Yaşanmış bir aşk, evlilik Bizim Gizli Bahçemizden/ Nermin Bezmen

İyi Okumalar...



21 Temmuz 2014

Hürriyet Bumerang Hediyesi: Kürşat Başar/ Yaz



Blog sahibi olup da blogger dostu hürriyet bumerangı bilmeyen yoktur sanırım. İşte o bumerang, her hafta bir kitap hediye ediyor. Geçen haftalarda şanslı kişilerden biri de ben oldum. 

Yanında küçük hediyelerle birlikte, 
Kürşat Başar'ın 11 yıl aradan sonra çıkan  ''YAZ'' bana gönderilen kitap oldu. 
Teşekkürler bumerang! Güzel bir kitapla tanışmama vesile oldun. 

Gelelim kitaba...

''Sanki yıllar öncesindeki o sabah, onu gördüğüm, tanıdığım o ilkyaz günü zamanın akışına kapılıp gitmedi de, hep benimde kaldı.''

Kitaba karşı ön yargı olabilir ama tabir-i caizse vıcık vıcık yapmacık bir yaz aşkı anlatılmıyor. 

Kitap, Kıbrıs'ta başlıyor. Hayat, aşk, savaş... ve mükemmel tasvirler.  
Yazarın okuduğum ilk kitabı oldu. Dilini ve kelimelerle oynamasını çok beğendim. Son kısmı okuyucuyu çok tatmin etmeyecek gibi ama genel anlamda başarılı.

Beni rahatsız eden tek şey; romandaki bayan karakter ile aynı ismi taşımam oldu...

Keyifli okumalar...

13 Temmuz 2014

Bitti: Mart Menekşeleri/ Sarah Jio




''Bir kadının yüreği sırlarla dolu bir denizdir...''

Sırlarla dolu bir günlük ve kesişen hayatlar... Pembe dizi tarzında sürükleyici, okunabilecek bir aşk romanı... Yazarın diğer serilerinden ''Yağmur Sonrası'' merak ettiklerim arasında.

Hürriyet Bumerang tarafından hediye edilen Kürsat Başar/ Yaz Kitabına başlıyorum. Naçizane yorumum ise pek yakında blogumda olur...

Keyifli okumalar...

9 Temmuz 2014

Zebra Desenli Rulo Pasta



Ramazan ayını neredeyse yarıladığımız şu günlerde ağzımızı tatlandırmaya devam edelim. İftardan sonra her ne kadar yiyemesek de evde çocuklar bu pastaya bayılacaklar...

Malzelemeler: 

  • 4 yumurta 
  • 1 su bardağı şeker
  • 1 su bardağı un 
  • 2 yemek kaşığı kakao
  • 1 paket vanilya
  • 1 paket kabartma tozu
  • Bir cimdik tuz
  • 2 yemek kaşığı kaynar su
  • 2 yemek kaşığı sıvı yağ
  • 2 tatlı kaşığı un

Kreması

  • 1 su bardağı süt
  • 1 yemek kaşığı un
  • 2 yemek kaşığı şeker
  • 1 paket vanilya
  • Yarım su bardağı süt ile hazırlanmış kremşanti
  • Meyve olarak muz

Yapılışı: 

  • Yumurta, tuz ve şekeri çırpıyoruz.
  • Su ve yağı ekleyip biraz daha çırpıyoruz
  • Kakao hariç kuru malzemleri elekten geçirip karışıma ekliyor ve karıştırıyoruz
  • Bu karışımdan 5-6 kaşık ayırıyoruz
  • 2 tatlı kaşığı un ekleyip karıştırıyoruz.
  • Krema torbasına ya da buz dolabı poşetine doldurup, ucunu kesiyoruz.
  • Yağlı kağıt serdiğimiz fırın tepsisine rast gele şekiller çiziyoruz.
  • Önceden ısıtılmış 170 derece fırında 3 dakika pişiriyoruz.
  • Kalan karışıma elenmiş kakao ekleyip,karıştırıyoruz.
  • Fırından tepsiyi çıkarıp kakaolu karışımı tepsiye döküyor ve üzerini düzeltip tekrar fırına veriyoruz. 
  • 10-15 dakika kadar pişiriyoruz. (kürdan testini geçsin yeter)
  • Sıcakken kağıdı ile birlikte keki rulo yapıyoruz. (püf noktası sıcak iken rulo yapmak
  • Bu arada kremasını hazırlıyoruz. 
  • Un, süt ve şekerle krema hazırlıyoruz.
  • İçine bir paket vanilya ekliyoruz.
  • İyice soğuduktan sonra (soğuduğundan emin olun) yarım su bardağı süt ile hazırlanmış kremşantiyi ekliyor ve karıştırıyoruz. 15 dakika buzdolabında soğutuyoruz.
  • Krema soğuduktan sonra kekin rulosunu açıyoruz.
  • Bir fırça yardımıyla kekin her yerini ıslatıyoruz
  • Kremayı sürüp, üzerine küp küp doğranmış muz serpiyoruz.
  • Dikkatlice altdaki yağlı kağıt yardımıyla rulo yapıyoruz.
  • Temiz bir yağlı kağıt alıp, kekimizi ona sarıyoruz ve iki ucundan şeker paketi gibi sıkıştırıyoruz.
  • 3-4 saat dinlendirip servis yapıyoruz.

Afiyet Olsun!!!




5 Temmuz 2014

Ev Yapımı Limonata!



Sevdikleriniz için ev yapımı buz gibi bir limonata yapmaya ne dersiniz?
Sevdiklerimden de tam not alan tarif:

Malzemeler:
5 Adet Orta Boy Limon 
1 Su Bardağı Şeker
1 Litre Su


Yapılışı:
Bir kabın içerisine 4 Tane Limonu Kabuklarını Rendeleyin,
1 Tane Limonun Kabuğunu Soyun,
1 Su Bardağı Şeker ekleyip, Elinizle Ovun
Limonların Suyunu Sıkıp, Ekleyin Ve Şeker Eriyene Kadar Karıştırın

Üzerine  1 Litre Suyu Ekleyip, Karıştırın ve Süzün
Afiyet olsun....




Hayırlı İftarlar :))

Bitti: Allah De Ötesini Bırak/ Uğur Koşar



Sırf meraktan alıp okumaya başladığım bir kitap oldu. Kısa sürede bitebilecek, basit anlatımı olan, sürekli tekrarların olduğu, yazarın bol miktarda kendi reklamını yaptığı buna rağmen farkındalığını artırabilecek bir kitap.

3 Temmuz 2014

Bitti: Mihmandar/ İskender Pala



Bir Eyüp Sultan Romanı... Peygamber Efendimizi (s.a.v) anlatarak başlamış ve o satırlar öyle güzeldi ki... İskender Pala kitaplarını okuyanlar az çok yazarın tarzını bilir, okurken zaman zaman sıkıldığınızı, dilinin ağır olduğunu düşünürsünüz ama kitabı kapatınca iyi ki okudum dersiniz....

20 Haziran 2014

İşte Stres Altında Bile Pozitif Kalabilirsiniz

Çalışma hayatının her gün biraz daha stresli hale geldiği doğru. Stresin iş başarısını engelleyen en önemli nedenlerden biri olduğu da iyi biliniyor. İş hayatında stres bir ölçüye kadar faydalı bulunuyor fakat o ölçüden fazlası da iş ilişkilerini bozuyor, dikkati dağıtıyor, verimi azaltıyor, başarısızlığa sebep oluyor. Tüm bu olumsuzluklar üst üste gelince ister istemez sosyal hayatımız da etkileniyor.


Bu  nedenle iş yeri kaynaklı stresi azaltmanın bazı yolları var. Benim de çok kullandığım ve etkili yollardan biri olduğuna inandığım yöntem ise; strese girdiğim anlarda ufak molalarlar birlikte derin derin nefes alıp vermek. Bu işlemi arka arkaya 5-6 kez tekrarladığımda fark edilir bir rahatlama hissediyorum. 


Geçtiğimiz günlerde yine stresli bir anda bu yöntemle rahatlamaya çalışırken çalışma arkadaşımın masasında granini meyve suyu şisesinin üzerine iliştirilen şöyle bir mesaj gözüme çarptı; “Sen sınırsız potansiyele sahipsin.” Bir anda pozitif düşünmenin çok işe yaradığını fark ettim. Sonra kendi kendime dedim ki; nefes egzersizleriyle birlikte kendimizi bu şekilde motive edebilir, içimizdeki potansiyeli dışarıya çıkarabiliriz.


 


Benim kartımı sizlerle paylaşıyorum. 


Kendi pozitif mesajınız için granini facebook sayfasını ziyaret edebilirsiniz. 


https://www.facebook.com/graniniTurkiye

Bir boomads advertorial içeriğidir.

13 Haziran 2014

Anne Kurabiyesi

Evdeki malzemelerle yapılabildiği için anne kurabiyesi denilmiş sanırım. Çocukluğuma götüren bu tarifi yapmak ve çocuklarıma da aktarmak istedim...

Malzemeler:
  • 2 Tane Yumurta
  • 1 Su Bardağı Yoğurt
  • 1 Su Bardağı  Şeker
  • Yarım Su Bardağı Sıvı Yağ
  • 1 Paket Karbonat
  • 4-4.5 Su Bardağı Un
İsteğe bağlı;
  • Limon ya da Portakal Rendesi
  • 1 Avuç kuru üzüm

Yapılışı:
  1. Un hariç tüm malzemeler eklenir karıştırılır.
  2. Yavaş yavaş un eklenerek yumuşak hatta cıvık bir hamur elde edilir. (özelliği bu)
  3. El yağlayarak, küçük paçalar koparıp, şeker ile süsleyerek tepsiye dizilir. 
  4. Üzeri pembeşelene kadar pişirilir. 
Ve sonuç:






Bitti: Kürk Mantolu Madonna/ Sabahattin Ali



Çalkantılı, renkli bir aşk değildi ama aşk'a nasıl bir ömür verilir ki dedirtiyordu. Bol bol not alacağınız, iyi ki okudum neler öğrendim diyeceğiniz bir kitap.
Yıllar sonra yine gündeme gelmiş bu romanı okuyalım/ okutalım derim... 

7 Haziran 2014

Bitti: İletişim Donanımları/ Doğan Cüceloğlu



''Keşke çocuğumla daha çok zaman geçirseydim!''
''Keşke vicdanımın sesini dinleseydim!''
''Keşke Söylemeseydim''  diyor yazar... 

Doğan Cüceloğlu konuşmalarını sevmişimdir. Ve kitaplarını da...

''İletişim Donanımları''  tam bir başucu kitabı...

Çocuk gelişimi ve onunla olan ilişkilerimiz, eşimiz ve çevremize bakış açımızı değiştirebilecek bir kitap... 

Okuyalım/ Okutalım 

Mutlu hafta sonları :)

3 Haziran 2014

Antalya Piyazı (Tahinli)


Antalya'ya gelirseniz mutlaka tatmanız gereken yemeklerin başında gelir, tahinli piyaz . 
İlk kez yiyecekler için farklıdır çünkü yumurta ve kuru fasulyeyi bir arada yakıştıramazlar ama emin olun bir yiyen bir daha yemek ister. :)  Yanın da ızgara köfte de vazgeçilmezdir. 

İşte evde de uygulayabileceğiniz tarif;

  • 1 Su bardağı kuru fasulye
  • 1 Çay bardağı beyaz tahin
  • 1 Orta boy limon 
  • 3-4 Yemek kaşığı sirke
  • 2 Tane yumurta
  • 2 Orta boy domates
  • 2 Diş sarımsak
  • Bir Demet maydanoz
  • Tuz
Yapılışı:
  • Kuru fasulyeyi haşlayalım ve süzelim
Ayrı bir kapta;
  • Tahini koyalım ve üzerine sarımsakları ezerek ekleyelim
  • Üzerine limon suyunu da ekleyip, karıştıralım (Epey katı bir kıvam elde edeceğiz)
  • Yarım su bardağı suyun içine 1 yemek kaşığı şeker ekleyip karıştıralım
  • Ve koyulaşan tahinine yavaş yavaş ekleyip, kıvamını açalım. 
  • Daha sonra üzerine tuz ve sirke ilave edelim. Yine karıştırarak çok katı olmayan bir tahin sosu elde edelim. 
  • Haşlanan kuru fasulyenin üzerine sosu gezdirelim.
  • Üzerine küp küp doğranmış domates ve haşlanmış yumurta ekleyelim.
  • Maydanoz ve limon ile süsleyip,
  • Üzerinden Zeytinyağ gezdirelim
  • Afiyet olsun!



29 Mayıs 2014

Bitti: Beyoğlu Rapsodisi/ Ahmet Ümit


Hem tarih hem de polisiye seviyorum diyorsanız, okumayı sevdiren yazar Ahmet Ümit kitabını mutlaka okuyun, öğrenin ve şaşırın derim. Mükemmel bir son ile bitiyor.  Ayrıca engelli bir çocuğu anlatması güzel olmuş ki bilgi sahibi yapıyor...

25 Mayıs 2014

Bir daha Molfix Mi?!

İkinci kez aynı hatayı yapmanın pişmanlığı ve kızgınlığını yaşadığım şu günlerde nereden başlayayım bilemiyorum…

Henüz hamileyken, eşimle birlikte bebeğimizin için kullanacağımız ürünlerin listesini çıkarmış, araştırmış ve içimize en sinen ürünleri fiyat farkına bakmaksızın almıştık. Çünkü önemli olan bebeğimizdi!

İlk kızımda da ikinci kızımda da hemen hemen aynı ürünleri kullanmamıza rağmen, geçen ay Molfix markalı çocuk bezini almaya karar verdim. Ki daha önce kötü bir tecrübemiz olmuştu. Ama öyle ya, kızımız 15 Aylık olmuş ve artık büyümüştü! Bir şey olmaz ve memnun kalırsak devam ederiz diye düşündüm.

Peki ne mi oldu?

Bebeğinim altı yine pişik oldu!


Reklamlar da övülen yok Türkiye’nin en emici bebek bezi diye gösterilen Mofix çocuk bezi kesinlikle söylendiği gibi değil. Çok sık aralıklarla değiştirmeme rağmen her açtığımda ıslak, kızarık ve pişik!!!

Paketi açtığım zaman dikkatimi çeken bir başka şey de, güya çok daha emici olmasını sağlayan yeşil bölgeden çam kokusu gibi bir koku gelmesi…

Sözün özü bir daha mı asla!

Tavsiyelerim neler mi?
  • İlk günden itibaren aynı bezi ve ıslak havlu mendil kullanın.
  • Hatta mümkünse ıslak mendil kullanmayın. (Özellikle yeni doğanda) Ilık su ile poposunu silin/yıkayın ve yumuşak bir bez ile silerek değil yavaşça kurulayın.
  • Sık sık altını değiştirin.
Benim için en iyi çocuk bezi kesinlikle Prima!!!
  • Kesinlikle sızıntı yapmıyor.
  • Sabaha kadar bağlı kalsın asla zarar vermez ve kuru.

Pişiksiz, sorunsuz mutlu günler diliyorum….


*Yaşadığım tecrübeyi paylaştım bu bir reklam değildir.

24 Mayıs 2014

Karadut Reçeli

Şifa kaynağı Karadut... Reçeli de harika oldu...


Prof. dr. Erkan Topuz Karadutun Faydalarını Açıklıyor:Karadut meyvesi çok güçlü bir antioksidan içerir.Bu güçlü antioksidanlar serbest radikalleri etkisiz hale getirerek bağışıklık sistemini güçlendiriyor. İçerdiği flavonoidler sayesinde kalbi koruyucu, yaşlanmayı geciktirici etkisi bulunuyor.karadut bitkisi böceklenmeyen tek organik bitkidir.betakaroten ihtiva eder. yalnız zamanı çok çabuk geçtiği için en bol olan zamanlarında kaynatarak şurubunu yapabilir ve bu karadaut şurubunu difrizde saklayabilirsiniz.sağlık ve gençlik kaynağı olan bu şurubu mutlaka tüketin.Karadut nelere iyi geliyor?*Halsizliği, aşırı yorgunluğu giderir*Ağız ve boğaz enfeksiyonlarına tavsiye edilir*Kanı temizler anemi hastalarına tavsiye edilir*Kan basıncını düşürür*Sindirim sistemi kronik hastalığına faydalı*Mide salgılarını arttırır*Sindirimi sistemini düzenler* Saçların ve dişlerin güçlenmesini sağlar*Kronik gastrit ve hepatit tedavisinde kullanılabilir*Uykusuzluğa iyi gelir


Malzemeler:

  • 1 kg Karadut
  • 3 su bardağı şeker (şeker miktarı ile damak tadınıza göre oynayabilirsiniz)
  • 1 yemek kaşığı limon suyu
Yapılışı:

Dutların sapını ayıklayıp nazikçe yıkadıktan sonra geniş bir tencereye alın ve diğer malzemeleri de ekleyip kıvamını alana dek kaynatın. Afiyetler olsun...

21 Mayıs 2014

Kabak tadında karpuz mu, yoksa ilaçlı karpuz mu?




Pazarda, manavda karpuzlar raflarda yerini aldı peki,

Kabak tadında karpuz mu, yoksa ilaçlı karpuz mu? O zaman yazıya göz atmanızda fayda var....

Bu yıl ilginç bir olay daha yaşanıyor ülkemizde. Pazardan alınan karpuzlarda kabak tadı olduğundan tüketiciler şikâyetçi oluyorlar. Dolayısıyla bazı toptancı halleri ve ökkeş kişiler işe soyundular bile. Görevleri kabak tadında karpuz istemezük demek. Biz de istemezük.
Tamam da bunu nasıl başaracağız? Gelin konuyu en başından biraz inceleyelim.
Karpuzda kabak tadı olur mu, olursa nasıl olur?
Evet, bazı karpuzlarda kabak tadı oluyor. Bunun nedeni karpuz yetiştiriciliğinde kullanılan fidelerin, kabak anacı üzerine aşılanması ve bu anaçtan karpuza tadın geçmesidir.

DEVAMI....

14 Mayıs 2014

Soma...



Bugün haberleri izleyemiyorum... Çünkü içim acıyor. Kendimi onların yerine koyuyorum ve o acı tarifsiz... 

Bitti: Kardeşimin Hikayesi/ Zülfü Lİvaneli

Kardeşimin Hikayesi/ Zülfü Livaneli

Biraz psikolojik gerilim, biraz polisiye, biraz aşk derken, kitap tahmin edilemeyecek bir son ile bitiveriyor.

Leonardo Dicaprio'nun oynadığı Zindan Adası  diye bir film vardı. Sonunu da ona benzettim sanki...

2 Mayıs 2014

Yeni Kitaplarım

Kitaplarım okunmayı bekler... 

Zülfü Livaneli- Kardeşimin Hikayesi ile başlamak daha sonra yorumlamak gerek...

Mutlu Tatiller :)


Bitti: Şah&Sultan/ İskender Pala




Kitabı iki kez elime almış ve bırakmış biri olarak, sonunda bitirdim. Okuyucuyu hemen içine alan bir kitap değildi. Fakat sayfalar ilerledikçe merak etmeye başladım.

Alevilik! Sünnilik! bu açıdan bakmamıştım.

Sultan Yavuz Selim Han ve Şah İsmail arasındaki hırs ve savaş. Bir de güzeller güzelli Taçlı Sultan...

Tarihi romanı severim diyorsanız okunası bir kitap derim...


30 Nisan 2014

Karnı Yarık

İş hayatından sıyrılıp, tam zamanlı anne olduktan sonra, kendini yemek konusunda epey geliştirdiğimi düşünüyorum...
Zira, en basit bir çorba tarifi için bile dakikalarca annemden tarif alırdım. :)
Çocuklar ne yer ne içer, bugün ne pişirsem derken bir çok şey yapar ve dener hale geldim.

İşte bu da benim karnı yarık tarifim;



Malzemeler:
  • 7-8 Adet orta boy patlıcan
  • 4-5 Adet tatlı yeşil biber
  • Yarım kg az yağlı kıyma
  • 2 Adet domates
  • 1 Adet kuru soğan
  • 3 Diş sarımsak
  • 1 Yemek kaşığı salça
  • 1 Yemek kaşığı kırımızı toz biber
  • Karabiber
  • Kimyon
  • Tuz
  • Maydanoz
Yapılışı: 
  • Patlıcanları şeritler halinde soyalım.
  • Karınlarından keselim :)
  • Tuzlu suda 10 dakika bekletelim.
  • Kızgın yağda pembeleşene kadar kızartalım.
  • Havlu kağıt serdiğimiz bir tabağa alalım 
* Ben bir gece dolapta beklettim. Böylece yağı iyice süzülmüş oldu. Aksi halde çok yağlı olabilir. 
  • Bir tavaya kıymayı koyalım ve rengini değiştireme kadar kavuralım.
  • Üzerine 3 yemek yaşığı sıvı yağ koyalım ve soğan ve sarımsaklarla birlikte kavurmaya devam edelim. 
  • Daha sonra üzerine bir yemek kaşığı salça ve kırmızı biber ekleyelim
  • 1 adet domates 
  • Karabiber, tuz ve kimyon ekleyelim
  • Biraz daha kavurduktan sonra ateşi kapatalım ve ince kıyılmış maydanozu ilave edip karıştıralım.
  • Borcama sıraladığımız patlıcanların içlerini doldurup, üzerine domates ve biber koyalım
  • Tepsinin içine 1 bardak sıcak su ekleyip, 200 derece fırında domatesler kızarana kadar pişirelim.



18 Nisan 2014

Açma



Yarın hafta sonu ve kahvaltıda ne hazırlasam derdine mi düştünüz?

Size bir tarif vereyim ve herkes mutlu olsun:)

Malzemeler Ve Yapılışı:

  • 1 su bardak ılık su
  • 1 su bardak ılık süt
  • 1 su bardağı sıvı yağ
  • 1 paket instant pakmaya
  • 3 yemek kaşığı şeker
  • 2 tatlı kaşığı tuz
  • 2 Yumurta ve 1 Yumurta beyazı(sarısı üzerine sürmek için ayrılır)
  • Ve yumuşak bir hamur elde edinceye kadar un eklenir. 

Yaklaşık 1 saat sonra, mayalanan hamurdan küçük bezeler yapılır dilediğiniz şekil yapılır. Üzerine yumurta sarısı sürülüp ısınmış fırında (200 derece) kızarana kadar pişirilir.

Mutlu hafta sonları :)

16 Nisan 2014

Çekiliş: Yöresel Bir Lezzet İster Misiniz?



Tek Yapmanız gereken soruyu cevaplayıp, yorum bırakmak...


Katılmak isterseniz: Gerçekler Güneştir blogunu ziyaret edebilirsiniz. TIK TIK

14 Nisan 2014

Kitaplarım Bitti!

Kitap okumayı alışkanlık haline getirince ve kitapların bitince hem hüzün hem de bir boşlukla baş başa kalıveriyorsun....

Son zamanlarda öyle güzel kitaplar okudum ki bunların bir kaçından bahsetmek isterim.

İlk olarak;
  • Ahmet Ümit- Beyoğlu'nun En güzel Abisi
Ahmet Ümit'in okuduğum ilk kitabı ve şimdiye kadar neden okumadım diye kendi kendime söylendiğim bir kitap ve yazar oldu.
Ülkemizde son yaşanan olayları ve yazarın kendini de kahramanların içinde anlatması pek hoşuma gitti ki bakış açım değişti.
Başlarda katili aramaya başlasam da daha sonra kendimi kitabın akışına kaptırdım ve beklenmedik bir son ile bitiverdi....
Okunası bir kitap.
  • Güneş Demir- Katran Karası
Adını dahi duymadığım tavsiye üzerine okuduğum bir kitap. Tam bir fiyaskoydu! Eski Türk filmlerinden kalma bir aşk hikayesi...


  • Elif Şafak- Ustam Ve Ben
Ustam Ve Ben kitabı alınca, dili ağır diyenler oldu ki hiç de değil. Elif Şafak'ın hayal gücüyle muhteşem bir kitap olmuş. Aşk, Baba Ve Piç  kitaplarından tanıdığım yazar, yine beni şaşırtmadı. Ve bir solukta bitiverdi. Tarihi olaylarda zamanlar farklı olsa da yazar kitabın sonunda tüm bunun nedenlerini anlatıyor.

8 Nisan 2014

ISLAK KEK

Herkes tarafından sevilen ıslak keki hep yemiş ama yapma konusunda pek başarılı olamamışımdır. Fakat öyle bir tarif buldum ki ilk kez deneyenler de dahi mutlu son olacak.
 

Evde tam not olan tarifimi paylaşıyorum. 

Kek İçin:
  • 4 Yumurta
  • 1 Su bardağı şeker
  • 1 Su bardağı süt
  • 1 Su bardağı sıvı yağ
  • 3 Yemek kaşığı kakao
  • Biraz da sevgi :))
Yukarıda yazdıklarımı önce şeker ve yumurtayı sonra diğer malzemeleri sırasıyla ekleyip karıştıralım ve yarım su bardağı ayıralım. **

  • 2 Su bardağı un
  • 1 Paket vanilin
  • 1 Paket kabartma tozu
Ekleyip keki pişirelim.

Sosu İçin:
  • 1.5 Su bardağı süt
  • 2 Yemek kaşığı sıvıyağ
  • 2 Yemek kaşığı şeker
  • 1 Yemek kaşığı kakao
  • 1 Kaşık nutella 
Sosu küçük bir tencereye alıp karıştıralım ve kaynamaya yakın ocaktan alalım. Soğuduğu zaman (tamamen soğumalı) ayırdığımız **yarım su bardağı sos ile karıştıralım. 

Pişen keki hemen dilimleyelim ve soğuk sosu kaşık kaşık üzerine dökelim. 

Afiyet olsun!

3 Nisan 2014

Kahve Çekirdeği Kurabiyesi



Siz de benim gibi kahve sevenlerden misiniz?

O zaman size kahvenin yanında bir atıştırmalığım var.

Kahve çekirdeği kurabiyesi...

Ev halkı tarafından tam not alan tarifim nasıl mı?

Denemek isterim derseniz işte tarifim....

Malzemeler:
  • 1 Adet Yumurta
  • Yarım paket Margarin ya da Terayağ
  • 1 Su Bardağı Pudra Şekeri
  • 2 Su Bardağı Un
  • Yarım Su Bardağı Nişasta
  • 2 Tatlı Kaşığı Kakao
  • Kabartma Tozu
  • Vanilin
*** klasik paşa bahçe bardağı

Yapılışı:
  • Tüm malzemeleri karıştırıp yumuşak bir kıvam elde edinceye kadar yoğuruyoruz. 
  • Küçük parçalar koparıyor ve ovel şekil vererek, tepsiye diziyoruz.
  • Kürdan yardımıyla kahve çekirdeği şeklini veriyoruz. 
  • 170-180 derecede 10dk pişiriyoruz.
  • Afiye olsun....


2 Nisan 2014

OTİZMİ FARK ET, YAŞAMI PAYLAŞ!

AŞAMA ORTAK PENCEREDEN BAKMAK

Bugün, 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü. 


2 Nisan, tüm dünyada otizm konusunda farkındalık yaratarak otizmden kaynaklanan sorunlara çözümler yaratmak amacıyla, 2008 yılında Birleşmiş Milletler tarafından “Dünya Otizm Farkındalık Günü” olarak ilan edildi.

Her yıl, “Otizm Farkındalık Ayı” olan Nisan ayı boyunca dünya genelinde otizmin sorunlarını ve çözümleri konuşuluyor, araştırmaların teşvik edilmesi ve erken teşhisle tedavinin yaygınlaştırılması hedefleniyor.


OTİZM, doğuştan gelişen, genetik altyapıya dayanan, karmaşık nörolojik-biyolojik tabanlı bir gelişim bozukluğu. Başkalarıyla etkileşimde bulunmayı engelleyerek bireyin kendi iç dünyasıyla baş başa kalmasına yol açan otizm, genellikle 3 yaştan önce ortaya çıkarak çocukların sosyal iletişim, etkileşim ve davranışlarını olumsuz olarak etkiliyor.

Amerikan Sağlık Bakanlığı verilerine göre bugün dünya genelinde okul çağındaki her 88 çocuktan biri otizm teşhisi alıyor.

Otizm erkek çocuklarda kız çocuklara oranla 3-4 kat daha fazla görülüyor, her 54 erkek çocuktan biri günümüzde otizm riski taşıyor.

Dünyada son yıllarda şeker, kanser ve AIDS dahil olmak üzere bir çok hastalıktan daha fazla sayıda otizm teşhisi alınıyor.

Ülkemizde sağlıklı istatistikler olmaması nedeniyle, tahmini olarak 550.000 otizmli birey ile 0-14 yaş grubunda 150.000 civarında otizmli çocuk bulunduğunu varsayıyoruz. Otizmli bireylerin ebeveynleri, kardeşleri, yakın akraba ve çevreleri de hesaba katıldığı zaman, Türkiye’de her ile yayılmış durumda otizmden etkilenen 2 milyondan fazla vatandaşımızdan bahsedebiliriz.

Otizmin kapısını açmak için ilk önemli adım, erken teşhis. Otizm, yaklaşık bir yaş civarında ilk belirtilerini gösteriyor. Annenin sesi ve gülümsemesi gibi sosyal uyaranlara bebeğin tepkisiz kalması veya tepkilerinde yavaşlık olması, göz teması kurmada zorluklar, motor gelişmede ve taklit becerilerinde gecikme, uyku ve yemek düzeninde sorunlar ilk belirtiler arasında sayılabilir. Ve erken teşhis, otizmli çocuğun gerekli eğitim ve tedavileri alarak hayata katılması için ilk önemli adım.

Otizmin tedavisi var mı? Otizm, beş bilinmeyenli bir denklem gibi: Nedenleri tam olarak saptanamadığı gibi tek bir kesin tedavisi de günümüzde “henüz” mevcut değil! Otizm, toplumsal fark, ırk, dil, din gözetmiyor, çocuk yetiştirme biçiminizle veya sosyo-ekonomik koşullarınızla da ilgilenmiyor. Genetik faktörlerin yanı sıra, çevresel koşulların – yanlış beslenme, çevre kirliliği, kimyasal maddeler, yanlış ilaç kullanımı, ağır metaller, aşılarda bulunan bazı koruyucu maddeler vb.- otizmi tetiklediği düşünülüyor.

Otizmde biyolojik tedaviler ile ilgili çalışmalar devam ederken, bugün için kabul edilen en önemli tedavi aracı, erken yaşta verilmeye başlanan yoğun bireysel özel eğitim. Doğal gelişim gösteren her çocuğun kendiliğinden öğrendiği her şeyi, otizmli bir çocuğa özel eğitim yardımı ile öğretmek zorundasınız. Bu durum bazen iğneyle kuyu kazmaya benzese bile, her otizmli çocuk kendine göre bir öğrenme biçimine sahip. Önemli olan, kapıyı açacak doğru anahtarı bulmak.

Bilimsel olarak erken yaştaki çocuk için kanıtlanmış yoğun eğitim süresi haftada bireysel ve grup eğitimi olarak 40 saat. Oysa ülkemizde sosyal güvenlik kapsamında “otizm özel eğitim raporlu” çocuklar için aylık 6- 12 saat olan özel eğitim süreci, dünya genelinin oldukça gerisinde kalıyor.

Otizmli çocukların mutlaka eğitim sistemi içinde yer almaları gerekiyor. Çünkü eğitim, otizmli birey için her şeyden önce “tedavi” anlamına geliyor. Otizmi diğer engel gruplarından ayıran en önemli fark; erken tanı ve erken bireysel/kaynaştırma eğitimiyle otizmli çocukların sorunlarının büyük bir kısmını aşmaları.

Oysa yaşamsal gerçekler çok farklı. Otizmli/Aspergerli çocuk, genellikle bilgi eksikliğinden kaynaklanan dirençleri nedeniyle, okul yönetimleri, öğretmenler ve diğer veliler tarafından okulda “istenmeyen çocuk” ilan ediliyor. Kaynaştırma raporlarına rağmen, okul idareleri otizmli kaynaştırma öğrencisinin kaydını almak istemiyorlar. Oysa okul yaşamı esnasında yaşanan sorunların büyük bir kısmını hoşgörü, anlayış ve bilgi yetersizliğinin giderilmesi ile çözebiliriz, yeter ki toplum tarafından yaşamın her anında farklı gelişim gösteren bireylere dayatılan en büyük “engel” olan ayrımcılığı yok edelim!

Otizmin oldukça karmaşık yapısı, otizmli bireyle birlikte ailesi başta olmak üzere yakın çevresindeki herkesi hayatın tüm evrelerinde etkiliyor. Otizmli bir çocuğun ilerlemesinde en büyük sorumluluk ailelerde, en ağır yük de annelerin omzunda! Otizmden etkilenen bireyin ve ailesinin her şeyden önce yalnız ve ötelenmiş bir hayata mahkum edilmemesi için, özellikle doğal gelişim gösteren çocuk ebeveynlerinin toplumsal yaşamı paylaşmayı öğrenmeleri gerekiyor. 

Otizm Dostları Derneği ODDER, Türkiye’de ilk defa otizmli çocuk sahibi aileler ile doğal gelişim gösteren çocuk ailelerinin bir arada üretip, çalıştığı bir sivil toplum örgütü. Bütünleşik bir sosyal hayatı birlikte paylaşarak, ayrımcılıktan uzak yaşamak isteyen, dolayısıyla sadece kendi başına gelenlerle değil, sosyal yaşam içinde var olan haksızlıklarla da ilgilenen üyeleri ve gönüllü destekçileri ile ODDER, tüm çocukların birbirlerindeki farklılıklardan öğrenerek, anlayışla ve sevgiyle büyümesini sağlamak için çalışacak. İstiyoruz ki, çocuklarımızı büyütürken karşılaştığımız sorunları paylaşarak, birbirimizden öğrenerek ve zorluklarda destek olarak ayrımcılığı engellemek için hep birlikte çalışalım.

Lütfen, gündelik hayatın içinde karşılaştığınız ağlayan bir çocuğu yargılayıp, annesine laf etmeden önce bir an düşünün. Çocuğunuzun sınıfında otizmli bir çocuğun da olmasının, farklılıkları yaşayarak öğrenecek kendi çocuğunuza da faydası olacağını lütfen unutmayın.

Eğer siz de “bir küçücük merhaba’nın derin dostluk etkisini bilen yüreklere sahip çocuklar büyütmek istiyorum” diyorsanız, otizmli çocukların ve anne-babalarının seslerine kulak verin, sesimize ses katın, otizmin bilinirliği ve sorunların çözümü için gönüllü destek verin ki, çocuklarımız hep beraber büyüsün J Çünkü her çocuk farklılıkları ile yaşamda yer almayı hak eder!

Nisan Dünya Otizm Farkındalık Ayı’nda yaşamı paylaşalım, çocuklarımızın geleceğini aydınlatalım!

OTİZM DOSTLARI DERNEĞİ -ODDER
Twitter: @OtizmDostlari
IG: @otizmdostlarıODDER
#otizmifarketyasamipaylas