>

27 Nisan 2015

Bitti: Tess Gerritsen /Çırak

Tess Gerritsen /Çırak bitti. Oldukça akıcı, her sayfası gerilim dolu bir kitaptı. 
 
Dedektif Rizzoli ile tanışmak isterseniz; ''Cerrah'' ile başlamanızı tavsiye ederim.
 
Zira serinin ilk kitabı Cerrah. Çırak'ın konusuna gelince;
 
Dedektif Rizzoli Cerrahı hapse yolladığı için her ne kadar huzurlu olduğunu düşünse de geçmişi bir türlü unutamaz. Yine kadın cinayetlerinin artığı bir gün olay yerinde tarzı Cerrah ile aynı olan bir katille karşı karşıya kalır. Ve Rizzolli'nin endişeside artar. Cerrahın hapisten kaçmasıyla işler çığırından çıkar.
 
Bir solukta okunabilecek bir kitap. Fakat gerilim sevmiyorsanız hiç başlamayın derim. Ben  etkisinden henüz çıkamadım! Ve Dedektif Rizolli serisine ara verdim.
 
Şimdi daha sıcak bir hikaye ile merhaba diyorum!
 
Hem de kızımın hediyesi ayraç ile :)
 
Kristin Hannah/ Kız Kardeşler Arasında
 
 
 

21 Nisan 2015

''TRİLİÇE'' (BALKAN TATLISI)

Rabbimize şükürler olsun ki bu sene de üç aylarımıza kavuştuk. Böylesine güzel bir günün başlangıcında akraba günümüzde bizim evde dualar okuyup, ağzımızı tatlandırdık. Çok hafif ve lezzetli bir tatlı tarifi vereceğim. Önümüz Ramazan ve iftar sofraları için kesinlikle ideal bir tat.
 
Üç Aylarımız Mübarek Olsun!
 
Kraliçe değil, Triliçe :)
 
 
Son zamanlarda epey popüler olan bu tatlı, kuzenlerim tarafından beğeni aldı.  Ben de çok severek yiyor, sevdiklerim için hazırlıyorum. İtiraf etmeliyim ki, bir kaç kez denemiş olmama rağmen, en güzeli dün olmuştu.

İşte tarifi;
 
Malzemeler:
  • Bolca sevgi :)
  • 5 yumurta
  • 1 su bardağı sıvıyağ
  • 10 yemek kaşığı şeker
  • 10 yemek kaşığı un
  • 5 yemek kaşığı irmik
  • 1 paket vanilya
  • 1 paket kabartma tozu
Şerbeti:
  • 5 yemek kaşığı şeker
  • 4 su bardağı süt
  • 2 paket krema (200ml)
Karamel Sosu:
  • 5 yemek kaşığı şeker
  • 50gr margarin (ülker teremyağ kullandım)
  • 1 paket krema(200ml)
Yapılışı:
  • Bir kap içerisinde yumurta ve şekeri iyice çırpalım. 
  • Daha sonra diğer malzemeleri ekleyip kek kıvamında bir hamur elde edelim.
  • Yağlanmış dikdörtgen borcama hamuru dökelim.
  • Önceden ısıtılmış fırında üzeri kızarana kadar pişirelim.
Kekimiz pişerken, şerbetimizi hazırlayalım
  • Soğuk süt, şeker ve kremayı mikser yardımı ile köpürene kadar çırpalım.
  • Ve bir kenarda beklemeye alalım.
  • Kek piştikten ve ilk sıcaklığı geçtikten sonra, kürdan yardımıyla bir kaç delik açalım
  • Şerbetimizi kepçe yardımıyla dökelim
  • Korkmayın, yavaş yavaş tüm şerbeti çekecek.
  • İyice köpüklerini de yedirelim.
Buz dolabında tercihen bir gün bekletelim!

Servis yapmadan bir kaç saat önce, karamel sosu hazırlayalım...

Bunun için;
  • Şekeri bir kabın içine alıp, eriyinceye kadar karıştıralım
  • Karamel rengini alınca, margarini ekleyelim,
  • Son olarak kremamızı ekleyelim, (şeker katılaşacak, karıştırmaya devam...)
  • Sosumuzu hazırladıktan sonra, soğumasını bekleyelim.
  • Ve kekimizin dilimleyip, üzerine dökelim.
  • Bir süre daha buz dolabında beklettikten sonra
  • Afiyet olsun!
Benim uygulamam bu şekilde oldu fakat farklılaştırmak sizin elinizde!



Antalya'da yaşayan blogger arkadaşlarımdan öğreneceğim çok şey var. Bu tatlı da onlardan biriydi... Orijinal tarif için;  http://hunerlitarifler.com sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

17 Nisan 2015

Bitti: Dünyanın İlk Günü/ Beyazıt Akman



Fatih Sultan Mehmet'in çocukluğundan başlayarak, İstanbul'un fethine kadar olan zamanı anlatan bir kitaptı.

Sultan Murat Han'ın komşu ülkelere karşı tutumu, Fatih Sultan Mehmet'in yetiştirilmesi, tahta geçmesini ve verdiği mücadeleleri sıkmadan anlatmış yazar. Fakat bana göre kitaptaki eksik, İngilizce geçen konuşmaları Türkçe olarak belirtilmemiş olması.
 
Her kitap, her okuyucu için farklı olsa da; ben tarih sevmiyorum, tarih anlatan kitaplar sıkıcıdır diyen kişilere dahi öneririm. Merak duygusunu her geçen bölümde daha da kamçılayarak anlatmış yazar....
 
Genç yazarın ilk kitabı ve genel anlamda başarılı!  ''Son Seferad''  ise yeni kitabı. Meraklılar için duyurulur...


Şimdi ise; Canan Tan- Pembe ve Yusuf ile davam ediyorum. Yorumum pek yakında :)

16 Nisan 2015

''GeLatte'' ve Geriye Kalan

Geçtiğimiz günlerde Antalya’da yaşayan değerli blogger arkadaşlarımla, saat kulesi karşısında GeLatte’de biraraya geldik. 
 
Acaba nasıl bir yer düşüncesiyle gittiğimiz GeLatte, farklı tatlarda dondurmaları, milkshakeler, kahve, waffle ve diğer enfes tatlarıyla karşımıza çıktı. GeLatte'nin nasıl bir yer olduğunun cevabı artık açık: Müşterilerine güler yüzle hizmet sunan, muhteşem tarihi manzarasıyla ailecek ya da dostlarınızla vakit geçirebileceğiniz ulaşımı oldukça kolay bir mekan.
 
 
''GeLatte'' ve Geriye Kalan nedir denilirse: Dostlarla sohbet etmenin zevki, lezzetli waffle eşliğinde kahvelerimizi yudumlarken daha da keyifliydi.  Güzel dostlarla tadı damağımızda sohbetler gerçekleştirdik. Ve yeni arkadaşlıklar için karşılıklı adımlar attık.
 

Organizasyonu hazırlayan www.mutfakfelsefem.com isimli blog sahibine ve bizleri misafir eden, tadı damaklarda kalan lezzetler için ise GeLatte'e teşekkür ederim.

Bir başka etkinlikte görüşmek üzere... Bizi izlemeye devam edin...

10 Nisan 2015

Çıtır Poğaça Ve Finike

Antalya’nın batısında kalan ilçelerden belki de en şirini, en güzeli, en yaşanası olanlardan birisidir Finike. Sıkıcı şehir trafiğinden sonra deniz kıyısından süzülerek,  seyahatinize başlarsınız... Mis gibi kokan deniz ve çam ağaçlarıyla yolculuğunuz devam eder...

Ve portakal çiçeği kokan ilçeye ulaşırsınız....

 
Yarın sabah işte o muhteşem kokuyla güne merhaba diyeceğimiz için şanslıyız :)
 
Sevdiklerimizle yapacağımız kahvaltımıza renk katması için ben de çıtır poğaçalar hazırladım. Oldukça pratik ve mayalı poğaçalar gibi mideyi yormuyor.
 

 
Yarın hafta sonu eşiniz ve çocuklarınız, sabah poğaça kokuyla uyansınlar ister misiniz? Ablamın, sık sık yaptığı bir tarifi ben de tarif defterimde (yaptım-yedim) paylaşmak isterim...
 
Malzemeler:
  • Yarım paket margarin yada tereyağ (eritilecek)
  • Yarım su bardağı yoğurt
  • Yarım su bardağı sıvıyağ
  • 2 Tane yumurta
  • 2 Tane kabartama tozu
  • Biraz tuz
  • 3.5 Su bardağı un (ben bu şekilde yaptım)
Yapılışı:
  • Eritilen margarin/ tereyağ ılık olarak bir kabın içine alınır.
  • Diğer malzemeler sırayla eklenir,
  • 1 yumurta sarısı üzerine sürmek için ayrılır
  • 3.5 su bardağı un ve 2 Paket kabartma tozu eklenir,
  • Cıvık bir hamur elde edilir.
  • Küçük parçalar koparılıp, açılır ve istenilen bir malzeme konulup, kapatılır.
  • Üzerine yumurta sarısı sürülür,
  • Susam ve çörek otu ile süslenir,
  • 180- 200 derecede kızarana kadar pişirilir
  • Afiyet olsun!
Not: Aynı gün yapılır ve tüketilirse çıtır çıtır bir poğaça oluyor.

Mutlu hafta sonları :)

7 Nisan 2015

Browni Tadında Islak Kurabiye



Tariflerimden deneyip, beğenilerini dile getiren arkadaşlarım var. Bu beni mutlu ediyor zira sevmediğim bir tarifi paylaşmak istemem. Burası bir nevi tarif defterim gibi :)

Islak kurabiyeyi bir kaç kez denedim fakat benim en sevdiğim Browni tadında olan bu tarif oldu.

Eşim ve çocuklar tarafından büyük zevkle yenilen kurabiye için;

Malzemeler:
  • Yarım paket margarin
  • 1 Çay Bardağı Sıvıyağ
  • 1 Yumurta
  • 1 Çay Bardağı Toz Şeker
  • 1 Küçük Paket Kakao
  • 1 Paket Vanilya
  • 1 Paket Kabartma Tozu
  • Aldığı Kadar Un
Üzeri İçin;

1 Kase Mavi Haşhaş

Şerbet:
  • 2.5 Çay Bardağı Su
  • 2 Çay Bardağı Şeker
Yapılışı:
  • Öncelikle şerbeti bir tencere içinde kaynamaya bırakalım
  • Haşhaş hariç tüm malzemeleri yoğuralım
  • Ceviz büyüklüğünde parçalar koparalım
  • Haşhaş ile dışını bulayalım
  • 180 derecede pişirelim
  • Kurabiyelerin ilk sıcaklığı geçtikten sonra ılık şerbet ile kaşık kaşık dökelim.
  • Buz dolabında 30dakika dinlendirdikten sonra yiyebilirsiniz...
  • Afiyet olsun!
Not: İsterseniz haşhaş kullanmadan da yapabilir, Hindistan cevizi ile süsleyebilirsiniz. Haşhaş çıtır çıtır tadı ve görüntüsü ile benim favorim oldu...

2 Nisan 2015

İBRADI GÜNCESİ

         Keşif Ekibinin 34’üncü benim ise onlarla 3’üncü keşifim,  Antalya/ İbradı Kardelen Festivaline katılmam ile başladı.  Yağmurlu bir Antalya sabahında yola koyulurken, Torosların bol oksijenli dağlarına kadar ulaşıp, kardelenleri göremeyecek olmanın ihtimali aslında biraz da keyfimizi kaçırmıştı. Fakat Osmanlı Devrinin önemli merkezlerinden biri olan İbradı’nın tarih kokan sokaklarını ve tarihe tanıklık etmiş konaklarını görebilecek olmanın heyecanını taşıyordum.
 
      İbradı, Antalya’ya 170km uzaklıkta, okuryazar oranının yüksek olduğu, üzümü, pekmezi, soğukluğu ve mimarisi ile bilinen bir ilçedir. Evet, yolumuz epey uzundu ama bizim kuzucukları anneanneye bırakınca, eşim ile geçirebileceğimiz koca bir gün bizi beliyordu… Zira ara sıra bu kaçamakları yapmak gerek. Hem eşler için, hem de çocuklar için kaliteli zaman geçirmek çok önemli. Fakat gezi boyunca kızlarım aklımdaydı, ''annelik böyle bir şey'' :) Sonuç olarak emin ellere emanet etmiştik.

    
              Yol boyunca yağmur tüm hızıyla devam ediyor bizler ise bulunduğumuz ortamın tadını çıkarmaya çalışıyorduk. Dağların arasında sıkışmış gibi duran bu ilçemize giderken zaman zaman yüreğimin ağzına geldiğini de saklayamayacağım. Manzara muhteşemdi! Baharın gelmesiyle tabir-i caizse dağın taşın yüzü gülüyordu. Kayalardan fışkıran suların, buz gibi pınarların bu yöreye ve insanlarına hayat verdiği ortadaydı.

 
               İbradı da bizi bekleyen sadece yağmur değildi… Zaman zaman dolu yağışı ve sağanak yağmur devam ediyordu. İlk ziyaret yerimiz  İbradı Belediyesi oldu. Başkanın güler yüzlü karşılaması ile tarihe yolculuğumuz başladı…

Kadılar Şehri İbradı
İbradı, Osmanlı dönenimde kadı yetiştiren bir belde olarak ün yapmış. Kentin girişinde kadılar mezarlığının büyüklüğü ve içinde bulunan kestane ağaçları oldukça ilgi çekiciydi. Osmanlı Kadılarına ait bir çok mezar bulunmaktaymış. Hava şartlarından dolayı ziyaret edemediğimiz bir yer oldu…
Kadı Konakları
1861 ‘de meydana gelen yangından sonra yapılan evler hala dimdik ayaktaydı. Konaklar, çok odalı, tüm ihtiyaçlar karşılanacak şekilde dizayn edilmiş. Pencerelerindeki ve tavanlarındaki oyma süslemeler en az dışı kadar ilgi çekiciydi.

 

Arapastık Kestanesi

 
 İbradı tarihi boyunca üç kez büyük yangın yaşamış ve bunlardan özellikle 1861 yılının Eylül ayında meydana gelenin sıcaklığı tüm imparatorluk sınırlarına kadar ulaşmış. Bu yangın İbradılı Mustafa Efendinin Konağında çıkmış. 

 Yangının nasıl olduğunu Yerel Tarihçi Mustafa Üstün ortaya çıkarmış.

 Önceleri sıradan bir yangın görünümünde olmasına rağmen, üzerinden birkaç ay geçtikten sonra olayın nedeni gün yüzüne çıkmıştır. Sebep sadece İbradı’da yaşayanları değil, Osmanlı üst düzey yöneticilerini de telaşa düşürmüştür. Üstün’ün tarihi kayıtlardan aktardığına göre: “Alaiyye sancağı dâhilindeki İbradı kazası sakinlerinden Mustafa Efendi’nin evini ateşe veren Zeynep adlı siyah cariyenin mahallinde idamı ve bu tür hadiselerin bir daha vuk’u bulmaması için iktiza eden bir tembih namenin kaleme alınarak bütün kazalarla Vilayetlere dağıtılması ve söz konusu tembih namenin Ceride-i Havadis’te ilan edilmesi…”
Bu olayla ilgili 85 yaşındaki Yaşar Duru basında da yer alan bir açıklamasında şunları diyor: "İbradı'nın kadıları gittikleri yerlerden hizmetçiler getirirlermiş. Bunlardan bir tanesi Arap tenli Müslüman bir kadınmış. Her nedense bu kadın evde yangına sebebiyet vermiş. O günkü kadılar toplanıp kadına nasıl bir ceza vereceklerini kararlaştırmışlar ve kadını kestane ağacında asmaya karar vermişler."
 
İdam olayının gerçekleştiği kestane ağacı o günden bugüne Arapastık Kestanesi olarak biliniyor.
Ormana
Ormana Aktif Restoranda Muhteşem Öğle Yemeği

Tarihi, Roma İmparatorluğuna kadar dayanan, daha sonra Selçukluların eline geçen bir köy ormana…

Köyün merkezindeki bulunan ORMANA AKTİF ’de keyifli, bir öğle yemeği yedik. Sıradan tatillerden sıkılanlar için, butik otellerinde konaklama imkânları da mevcut. Meşhur düğmeli evlerin arasında doğayla iç içe kalmak isteyenler için kaçınılmaz. İlk fırsatta gitmek istediğim bir yer :)
 
Kardelen
 
Karnımızı doyunca, Torosların arasında yolculuğumuz Sülek yaylasına doğru devam etti. Yağmur kah duruyor, kah devam ediyordu... Karların erimesiyle ortaya çıkan narin kardelenleri görmek için, zirveye doğru tırmandık.


Ve muhteşem kardelen çiçekleri ile mutlu son…
 
Sizin de yolunuz düşerse İbradı’ya gidin. Hatta mutlaka yolunuzu oraya düşürün ve kardelen festivaline katılın :)

Hafızalardan kolay kalay silinmeyecek gezi için,  teşekkürler KEŞİF EKİBİ!